Köhne bir limanın, akşamında Yorgun ve bezgin görünüyordum Burası ayrıydı, apayrı bir dünya Heybetli yatları limana çekmişler Yolculuğun son sözleri dillerinde Sözcüklerin öpüştüğü akşamın Çiçeklerle donanmış terasın Dağılmış saçlarında kaldığım Kendinden geçmiş kızı...
Sahipsizdir yazısız aynalar Korkaktır solmuş tutkular Kim kime öfkelenir Her sabah doğan güneşten Dost değil miyiz biz Bizi çekemiyorlar Taze zaman kıyısında Tomurcuk açmış gölgesinde Ahmet Uruk
Anılar bahçesinde gezerken Rıhtım boylarında umutlarım Bir çocuk tazeliğinde duygularım Sana ulaşmak için Duygularım ve mantığım Sade bir çarpışma içinde Hislerim doğruysa eğer Ben yine seninleyim Çünkü,hiç bir kadına sitem etmedim Sana ettiğim kadar Hiç...
Gelince o an.. Durur saatli zaman Yok olur benliğin Benliğini bulur, sensizliğin Pişmanlıkların yoksa eğer Huzur bahçende güller Yolculuğuna kapılırsın Sonsuzluğun arayışısın Boyut değiştirir Evrende...
Taş odalardan geçiyorsun Dilinde güzden kalma bir hece Bakışlarında hayatın anlamını taşıyan Çocuk bahçesinin güllerini koruyan Göğün kuyusundan umutlar çıkaran Umutlarında kuşlar uçuran Yokluğun yorgun onurunu Varlığın onursuzluğuna değişmeyen Şafak güneşiyle uyanan Uyanışında çiçeklerle...
Lanetlenmiş bir zamanın Kirli odalarına kapanmışım Bir yanım körpe kırlangıç Diğer yanım uslanmamış Yanımdakiler usanmamış Rezil bir saatin kapısında Çalınmış zamanın dakikalarında. Ahmet Uruk
Evinizin önünden geçerdim Balkona çıkar, bana bakardın Sen bakınca, ben uçardım Çünkü bana her bakışında Sana öpücük kondurmuş gibi olurdum Bana kaç kez baktığını hatırlamıyorum. Ahmet Uruk
Hayatta en çok, iki şeyden korktum Birisi deniz, diğeri kadın Dikkat edin, Küçük bir dalgınlığınızda Sizi içlerine çekebilirler. Ahmet Uruk
Varoluşunun ateşinde bir danssın sen Onurlu yaşamın adamı oldun hep Lirik şiirlerinle eksik olma sen Karadeniz'in asi romantiği oldun Anlatılmaz, acılarımıza ortak oldun Nazımı'da sende bir başka buldum. Kızların yakasında kurdele...
Şarabın közünde yıkanan kadın Kadın hamamından şarap Yıkanıyor kadın, şarabın kadehinde Kadın ateşinde şarabın Kadın şarkısında, sözlerinin yangınında Şarabın sarhoşluğunda yıkanan kadın Kadın uzanmış göbeğinde taş Ilık bir düş banyosunda kadın. Ahmet...
Ben sessizliğin koynundaki balıkçı Sen yüreğinden inciler dağıtan denizkızı Ben gelecek yılların avcısı Sen kitapsız bir odanın sancısı Ben öylesine yapılmış bir resmin, son rütuşları Sen dokunuşlarımın akabinde, yolculuklara kapılan Ben...
Bir balıkçı kasabasına gidiyorum Düşlerimdeki senle, buluşmaya Yani senin hayalinle Yok canım! hemen kızma Ne var bunda, kızacak Ben hayalinle mutluyum Mutluyum,hayalinin resmiyle Ayrıca hayalin...
Hayal gemisiyle geziyordum Norveç'de piyanist olmuşum Piyanom buzdan yapılmış Üstüne minyatürlerle süsler işlenmiş Büyük salonda, küçük dokunuşlarla İnsanların ruhlarını okşuyormuşum Sonra da omuzlarına bir kuş konduruyormuşum Bir gün, kitapçıda dolaşıyordum Gözüm bir kitaba...
Bulutların eteklerinden dökülen Kristal damlalarında ay parçaları Süzülür derinliklerine,ormanın serinliğine Yaprakların tozlarını tek tek sökerek Buluşunca ağacın gövdesiyle Görür onu baharın neşesiyle Uyandırır toprağı canlandırır doğayı Sevindirir,kuşakları rengarenk çocukları. Ahmet Uruk
Yalnızlık çöker,karasında bulutların Dağıtmaya çalışır,ışığında umutlarının Köy halkı uykusundadır,unutmuş yorgunluğunu Rüyasında görür,kestirme bahçe yolunu Yalnız hanım gerilmiş,perdelerin arkasında Çektiği dertlerin, bitmeyen sancısında Köy halkının pencereleri,açılmış çiçeklerle Yalnız hanımın sevgisi, her zaman yüreklerinde. ...
Kimi eline aşık Kimi diliyle barışık Kadının şehveti Denizin dibi Erkeğin sözünde Görülmüş beli Isırılmış yasağından Kaçak bölgelerin Sınırsızlığın gölgesinde Göz..terle...memeleri İçinde kal...anlar Dışarıya çık...anlar Altta çimen yasak Üstte vizesiz ya(p)rakArada kalanlar Kimin yüzü Kördüğüm mü Yoksa, farkında olamadığımız Beyaz gözyaşlarımız...
Aznavur pasajında, mağazadayım İçeriye bir kadın girdi Pasajın adıyla orantılı Aznavur gibi geldi kadın Ağır siklet manken adayı Mağaza sahibi, vitrindeki giysileri Müşterilere göstermekle meşgul İçeride ikimizden başka kimse yok Aznavur hanım ve...
Çocukluğumuzun kanatsız kuşlarıydı yolculuklar Ana kucağında, yolculukların alfabesindeydik Oyunun okulunda, büyümenin taze yolunda Büyük evlerin, küçük çocuklarıydık Rüzgarın ıslığıyla toplanırdık, deniz bahçemize Flamenko gecelerine çökerdik, gitarın gölgesindeydik Tren istasyonunda, kemiklerimizden iz Kenetlenmiştik,...
Gözlerimin söylediği,gözlerin esirler şehri Kelepçelenmişim yakıcılığına, mıknatıslı çekişinin Yorgun süvariler geçer, gözlerinin sınırından Demirciler demir döver sabırla Terli darbelerinde, göz süzmelerin Ayartır geceyi, gözlerinin yangın...
Golün komutanlığı için, yüreğinin eri olurHayallerine uzanıp imkansıza kavuşurEmeğin önünde hep saygıyla dururOlmazlar onun alfabesinde yokturResitalleri bir ritüele dönüşürGerçeklerle yüzyüze görüşürHazıra konmada asla gözü yokturEngelleri...
Şair şiiri ziyarete gitmişMuhabbet koyu olmuşŞiir şairi ziyarete gelmişŞair evde yokmuş.Ahmet Uruk
Zamanın aynasında gülsün,hüzünUykusundan kuğular süzülsünHeyecanlara sebep olan sözsünAklınla dokunuşlarının arasındadır sevginLiman akşamlarında hayallerin derinOynamamaktır,oyunculuğunun felsefesiLaleden, lalezara döner sahnesiCennet gözlerinden melekler uçanAnsızın çıkıp gelir, ışıklı çatılar...